Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRHarabe ÇiçeğiSultan Demiroğlu

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Harabe Çiçeği PDF Ekitap İndir

Sultan Demiroğlu · Yazar

Yol boyu, boşaltılmış Êzîdî köylerinin hüznüyle bütünleştim. Kırık kapılar, bir yanı yıkık bir yanı dik duran duvarlar… İnce pencere camlarına tünemiş serçeler, zıplayıp sağa sola hüzün dağıtıyorlar, gidenlerin arkasında ağıt yakıyorlar; beni hiç görmediler, b...

Sayfa
264
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
DARA YAYINLARI
ISBN
9786257304139
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Yol boyu, boşaltılmış Êzîdî köylerinin hüznüyle bütünleştim. Kırık kapılar, bir yanı yıkık bir yanı dik duran duvarlar… İnce pencere camlarına tünemiş serçeler, zıplayıp sağa sola hüzün dağıtıyorlar, gidenlerin arkasında ağıt yakıyorlar; beni hiç görmediler, belki görüp görmemezlikten geldiler. Evlerin önündeki boynu bükük kel ağaçlar, kırık dalları yerle birleşmiş. Afîye’nin evinin önünde durdum. Sanki beni içeri çeken bir güç vardı. Olmayan kapının eşiğine geldim. Kapının sağında büyük bir bulgur sokusu, sokunun üstüne işlenmiş bir tavus kuşu, kuşun kanatları taşa kazılı ve renkli boya ile boyanmış, sanki hiç ama hiç kullanılmamış gibi canlı. Devasa bir dut 106 ağacının gölgesine sığınmış bir nar ağacı, ortadan ikiye bölünmüş, bir yanı yerde bir yanı incir ağacına dayanmış, sanki birbirleriyle sarmaş dolaş ayakta durmaya çalışıyorlar. Yan taraftaki kuyu, sadece kuru yaprak yığınıydı. Evin etrafına çekili bir metre boyundaki duvar, yıkık evi korur gibi duruyordu. Evin tavanı sökülmüş. Belli ki ağaçları söküp götürmüşler. Çıplak duvarlardan sıvayı oluklaştırmış gözyaşları, girişte kocaman bir yüklük oluşturmuş. Salondaki ocak hâlâ karalığını koruyordu. Bacası yıkılmış; raflığına tüneyen kuşlara barınak olmuş. Kırık bir tahta beşiğin bir yanı ocağın önünde duruyor. Duvara gömülü pencereler; birinin içinde yırtık bir çocuk terliği, yarısı yanmış bir oklava. Sanki etrafta görünmez bir ölüm vardı. Yola koyulunca kendimce öyle bir cinayet işlemiştim ki yaşama sevincimi öldürdüğümün farkına vardım.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗