Kitap hakkında
Geçmişin karanlık izleri, hiç beklenmedik bir anda yeniden canlanır. Unutulmuş korkular, pusuda bekleyen bir tehdit gibi, anıları kemirmeye başladığında, artık kaçış yoktur. Zamanın tozlu sayfalarında saklı dehşet, bir gün kapınızı çalar ve içeri sızar; nefesinizi keser, ruhunuzu sarar. Ölüm, sadece bir gölge değil, etten kemikten bir varlık gibi peşinizde solur. Her adımınızda hissettiğiniz soğuk nefes, her köşe başında bekleyen bilinmezlik, yaşamak ile yok olmak arasında bir işkenceye dönüşür.
Kan kokusu, çığlıklar, parçalanmış bedenler... Gözlerinizin önünde beliren bu kabus, gerçekliğin ta kendisidir artık. Ölüm, bir kurtuluş gibi görünmeye başlar; yaşamak ise dayanılmaz bir yük. Ruhunuzun derinliklerinden yükselen çığlıklar, duvarlarda yankılanırken, kendinizi kaybetmekten korkarsınız. Ama belki de asıl korkulması gereken, kaybolmamak... Çünkü bazen kurtuluş, yok oluşun ta kendisidir.
Kan kokusu, çığlıklar, parçalanmış bedenler... Gözlerinizin önünde beliren bu kabus, gerçekliğin ta kendisidir artık. Ölüm, bir kurtuluş gibi görünmeye başlar; yaşamak ise dayanılmaz bir yük. Ruhunuzun derinliklerinden yükselen çığlıklar, duvarlarda yankılanırken, kendinizi kaybetmekten korkarsınız. Ama belki de asıl korkulması gereken, kaybolmamak... Çünkü bazen kurtuluş, yok oluşun ta kendisidir.