Kitap hakkında
Nazife Şişman’ın sayfalarında, yaşamın ağır yükünü omuzlarında taşıyan kadınlar var. Günlük hayatın görünmeyen yüzünde, umutsuzluğun, yalnızlığın ve çaresizliğin gölgesinde soluk alan bu kadınlar, çevrelerinin baskısıyla boğuşurken bir yandan da kendi iç hesaplaşmalarını sürdürüyor. Geleneklerin, kuralların ve önyargıların çizdiği sınırlar içinde bazen direniyor, bazen boyun eğiyor; bazen sorguluyor, bazen kabulleniyorlar. Her biri, yenilginin acısını yüreğinde taşısa da, hayata tutunmaya çalışan bu kadınlar, aslında hepimizin hikâyesinin bir parçası.
Yazar, öykülerinde insanın iç dünyasına derinlemesine dalarken, doğayı, eşyayı ve yaşamın küçük ayrıntılarını da unutmuyor. Sözcüklerle ördüğü sahneler, yalın ve içten bir anlatımla okurun karşısına çıkıyor. Soğuk gibi görünen bu öyküler, aslında sıcak bir kucaklaşma gibi sarıyor insanı. İnsan olmanın tüm karmaşasını, acıyı ve umudu bir arada sunan bu.
Yazar, öykülerinde insanın iç dünyasına derinlemesine dalarken, doğayı, eşyayı ve yaşamın küçük ayrıntılarını da unutmuyor. Sözcüklerle ördüğü sahneler, yalın ve içten bir anlatımla okurun karşısına çıkıyor. Soğuk gibi görünen bu öyküler, aslında sıcak bir kucaklaşma gibi sarıyor insanı. İnsan olmanın tüm karmaşasını, acıyı ve umudu bir arada sunan bu.