Kitap hakkında
Josan Hatero, aşkın pek de adil bir duygu olmadığını bilircesine, farklı âşıkların dünyasını bir araya getiriyor. Kimisi için tutku, bir dokunuşun yokluğunda eriyip giden bir özlemken; kimisi içinse geçip giden bir yüzün anısında saklı, bir daha asla yakalanamayacak bir anı. Kimi âşıklar, sevdiklerini keşfetmeye çıkmış kâşifler gibi cesur, kimi ise bir turist gibi sadece yüzeyde dolaşıp geçiyor. Bazıları ise miyop bakışlarla, net göremedikleri bir hayale tutunuyor.
Hatero’nun sayfalarında, külkedisinden cambazına, dalgıçtan holiganına kadar her türden âşık var. Her biri, arzunun o gizemli dilini kendi tarzında yorumluyor. Borges ve Calvino’nun izlerini taşıyan bu satırlar, aşkı birinci ağızdan anlatan samimi bir rehber gibi. Okuyucu, bu benzersiz yolculukta, hem tanıdık hem de yabancı duygularla karşılaşacak; belki de kendi aşk anlayışını yeniden sorgulayacak.
Hatero’nun sayfalarında, külkedisinden cambazına, dalgıçtan holiganına kadar her türden âşık var. Her biri, arzunun o gizemli dilini kendi tarzında yorumluyor. Borges ve Calvino’nun izlerini taşıyan bu satırlar, aşkı birinci ağızdan anlatan samimi bir rehber gibi. Okuyucu, bu benzersiz yolculukta, hem tanıdık hem de yabancı duygularla karşılaşacak; belki de kendi aşk anlayışını yeniden sorgulayacak.