Kitap hakkında
Kağancan Ata Güler’in *Hayalperest* adlı romanı, korkunun insanı nasıl körleştirdiğini ve bu körlüğün başkalarına nasıl zarar verdiğini ustaca sorguluyor. Basri Doğu’nun kaleminden çıkan bu ikinci eser, alışılmışın dışında bir yas hikâyesi sunuyor. Buradaki "yas", ölümün ardından tutulan geleneksel bir matem değil; ani bir "ölme" teşhisinin gölgesinde, yaşanmış ilişkilerin kaybına duyulan derin acı ve bu acıyla yüzleşememenin yarattığı sancı. Roman, Eva Domaska’nın "tarih mezarda başlar" sözünün öncesine, yani ölümün henüz somutlaşmadığı o belirsiz zamana odaklanıyor. İlişkilerin, umutların ve hayallerin nasıl sönümlendiğini, insanın kendi korkularıyla hesaplaşırken başkalarını nasıl incitebileceğini incelikle işliyor. Kısacık sayfalarında bile derin izler bırakan *Hayalperest*, okuru düşündürürken duyguların karmaşık labirentinde gezdiriyor.