Kitap hakkında
Jeton Kelmendi’nin dizeleri, bekleyişin sıradan bir an değil, varoluşun kendisi olduğunu gösterir. "Seni bekliyorum" derken, aslında zamanın ve mekânın ötesine geçer; ne bir adres ne de bir saat vardır, sadece "hiçliğin bir yerinde" süren o bitimsiz an. Günlük hayatın mantığına sığmayan bu bekleyiş, sevgiliye gönderilen bir mesaj gibi düşünüldüğünde tuhaf kaçar: Kim "hiçbir yerde" buluşmayı teklif eder ki? Oysa şiir, bu belirsizliği bir güce dönüştürür. Kelimeler, netliğin değil, muğlaklığın izini sürer; her erteleme, anlamı da beraberinde erteler. Belirsizlik, şiirin hamurunda şekillenir ve okuyucuya, hayatın karmaşasında kaybolan duyguların izini sürdürür. Kelmendi, bu dağınıklığı bir düzen haline getirir; aşkı, zamanı ve bekleyişi, günlük hayatın sınırlarından çıkarıp soyut bir alana taşır. Dizeler, ne tam olarak anlatır ne de gizler; sadece hissettirir.