Kitap hakkında
Kahvehanenin köşesinde her gün aynı saatte belirirdi. Geliş saatini bilenler, sanki bir ritüelin parçasıymış gibi beklerdi onu. Çayını yudumlarken gözleri uzaklara dalar, dudaklarından tek kelime dökülmezdi. Cebinden çıkardığı bozuk paraları tabağa bırakır, sessizce kalkıp giderdi. Yaşından çok daha yorgun görünen bedeni, her adımda zorlanıyormuş gibiydi. Sırtındaki kambur, omuzlarına yüklenmiş bir yükün izi miydi acaba?
Elindeki siyah tespihin tanelerini çekerken, belki de geçmişin acılarına dalıyordu. Her tane, bir anıyı, bir pişmanlığı, belki de hiç paylaşmadığı bir sırrı saklıyordu. Kahvehanenin müdavimleri onun suskunluğuna saygı duysa da, içlerinde hep merak uyandırırdı bu adam. Kimdi, nereden gelmişti, neden bu kadar içine kapanmıştı? Sorular cevapsız kalırken, o her gün aynı sessizlikle gelip giderdi.
Elindeki siyah tespihin tanelerini çekerken, belki de geçmişin acılarına dalıyordu. Her tane, bir anıyı, bir pişmanlığı, belki de hiç paylaşmadığı bir sırrı saklıyordu. Kahvehanenin müdavimleri onun suskunluğuna saygı duysa da, içlerinde hep merak uyandırırdı bu adam. Kimdi, nereden gelmişti, neden bu kadar içine kapanmıştı? Sorular cevapsız kalırken, o her gün aynı sessizlikle gelip giderdi.