Kitap hakkında
Anadolu’nun söz ustalarından Hayati Vasfi Taşyürek, şiirleriyle halkın diline ve yüreğine dokunan nadir isimlerden biri. "Lügatçemiz" şiiriyle başlayan yolculuğu, "ağız destanı" olarak adlandırılan yeni bir şiir geleneğinin kapılarını araladı. Kahramanmaraş’ın çarşılarında, meydanlarında yankılanan dizeleri, zamanla ülkenin dört bir yanına yayıldı. Pehlivanların güreş meydanlarında coşkuyla okunan destanları, gençlerin aşklarını fısıldadığı lirik mısraları, yozlaşan değerlere karşı keskin bir dille yazdığı taşlamalarıyla Anadolu’nun sesi oldu.
Onun şiirleri, sadece sözcüklerden ibaret değildi; bir kültürün, bir yaşam biçiminin aynasıydı. Yemeniye "kelik", yoğurda "katık" diyen bir dilin renklerini taşıdı her dizesi. Bestekârların notalarına dökülen nağmelerle halkın hafızasına kazındı. Yesevi’nin derinliğinden süzülüp Mevlana’nın bakışıyla yoğrulan, Yunus’un tezgâhından geçen bir şair olarak manevi.
Onun şiirleri, sadece sözcüklerden ibaret değildi; bir kültürün, bir yaşam biçiminin aynasıydı. Yemeniye "kelik", yoğurda "katık" diyen bir dilin renklerini taşıdı her dizesi. Bestekârların notalarına dökülen nağmelerle halkın hafızasına kazındı. Yesevi’nin derinliğinden süzülüp Mevlana’nın bakışıyla yoğrulan, Yunus’un tezgâhından geçen bir şair olarak manevi.