Kitap hakkında
Süleyman’ın mührü, yüzyıllardır dilden dile dolaşan bir sır gibi. Kudüs’ün bilge hükümdarı ile Sebe’nin görkemli melikesi Belkıs’ın öyküsü, zamanın ötesinde bir aşk ve aydınlanma destanı olarak anlatılır. Belkıs, krallığının ihtişamı içinde kaybolmuşken, içindeki boşluğu fark eder: "Gerçek, ancak benliği aşanlara görünür." Bir gün, Süleyman’ın huzurunda durduğunda, serveti, şanı, gururu bir anda anlamını yitirir. Gözleri yaşlarla dolarken, "Her şey Sen’in kudretinle var oluyor; denizden inci, kayadan ışık, dikenli yoldan umut..." diye fısıldar. Tövbe, onun için yeni bir başlangıçtır. Kavmiyle birlikte teslim olduğu ilahi rahmet, Belkıs’ı ve halkını karanlıktan aydınlığa taşır. Bu hikâye, sadece bir melikenin dönüşümü değil, insanın kendi içindeki gerçeği arama yolculuğudur.