Kitap hakkında
İlkbaharın ilk günlerinde, gökyüzüne savrulan bir kuş sürüsü gibiydik hepimiz. Kimimiz kanatları kırık, kimimiz birbirine dolanmış, kimimizse ağır yüklerin altında ezilmiş kadınlar. Ama aramızda öyleleri de vardı ki, dünyayı sırtlarında taşıyacak kadar güçlüydü. O günlerde, zincirlerimizi kırıp uçmaya başladık. Kanatsız, tüylerimiz dökülmüş, çıplak ayaklarımızla bile olsa. Bozkırı gül bahçesine çeviren, kendi ellerimizle ördüğümüz kanatlarımızla.
Bir araya gelişimizin hikâyesi, sessiz çığlıklarımızın, bastırılmış özlemlerimizin ve sonunda bulduğumuz özgürlüğün öyküsü. Her birimizin içinde bir yangın vardı; kimisi köz, kimisi alev, kimisi de küller altında saklı. Ama o ilkbahar günü, ateşimizi yeniden tutuşturduk. Gökyüzüne doğru kanat çırparak...
Bir araya gelişimizin hikâyesi, sessiz çığlıklarımızın, bastırılmış özlemlerimizin ve sonunda bulduğumuz özgürlüğün öyküsü. Her birimizin içinde bir yangın vardı; kimisi köz, kimisi alev, kimisi de küller altında saklı. Ama o ilkbahar günü, ateşimizi yeniden tutuşturduk. Gökyüzüne doğru kanat çırparak...