Kitap hakkında
Sema Çoruh’un *Her Senimi Kaybettim* adlı eseri, zamanın ve belleğin kıyılarında dolaşan bir yürek hikâyesi. Anlatıcının geçmişle yüzleşirken attığı her adım, kaybın izlerini sürerken bulduğu küçük ama derin anlamlar etrafında şekilleniyor. Sessizliğin ve sözün sınırlarında gezinen bu metin, sevginin, pişmanlığın ve vazgeçişin gölgesinde nasıl bir hayat kurulduğunu sorguluyor.
Yazar, kırılganlığı ve gücü aynı anda taşıyan bir dille, okuru kendi yalnızlığına davet ediyor. Her sayfada, unutulmuş bir anının, yarım kalmış bir cümlenin peşine düşüyor; geçmişin yükünü sırtlanmanın ne demek olduğunu hissettiriyor. Kimi zaman bir nefes kadar yakın, kimi zaman bir hayal kadar uzakta duran "sen", aslında kaybedilenin ta kendisi.
Çoruh, insanın içindeki boşluğu doldurmaya çalışırken nasıl daha da derinleştiğini, sevmenin ve sevilmenin kırılgan dengelerini ustalıkla işliyor. Bu kitap, sadece bir kayıp hikâyesi.
Yazar, kırılganlığı ve gücü aynı anda taşıyan bir dille, okuru kendi yalnızlığına davet ediyor. Her sayfada, unutulmuş bir anının, yarım kalmış bir cümlenin peşine düşüyor; geçmişin yükünü sırtlanmanın ne demek olduğunu hissettiriyor. Kimi zaman bir nefes kadar yakın, kimi zaman bir hayal kadar uzakta duran "sen", aslında kaybedilenin ta kendisi.
Çoruh, insanın içindeki boşluğu doldurmaya çalışırken nasıl daha da derinleştiğini, sevmenin ve sevilmenin kırılgan dengelerini ustalıkla işliyor. Bu kitap, sadece bir kayıp hikâyesi.