Kitap hakkında
Ekrem, yaşlı adamın ellerine bakarken kendi geleceğini gördü: nasırlı parmaklar, yorgun bir bedenin izleri. O da bir gün aynı koltukta, aynı bitkinlikle oturacak mıydı? İçine dönünce gençliğinin kaybolan umutları karşıladı onu. Her yarım kalan söz, eksik kalan cümle, yüreğine çöken bir yük gibiydi. Bazen kelimeler havada asılı kalır, bazen de hiç söylenemeden düşerdi. Gözleri dolan adam, dudaklarını ısırarak uzaklaştı. Ekrem, onun gidişini izlerken fark etti: bazı sözler, söylenemeden önce kaybolur gider. Yaşamın ağırlığı, kimi zaman dudaklardan dökülemeden kalır.