Kitap hakkında
17 Ağustos 1999 gecesi, Gölcük’teki törenin ardından konakladığı orduevinde, yerin altına gömüldüğünde saatler 03.02’yi gösteriyordu. Sami Dündar, yıkıntıların altında geçen 27 saatin sonunda, ölümle burun buruna geldiği o anlarda bile hayata tutunmayı seçti. Çıkarıldığında ölü sanılıp ceset torbasına konulsa da, hastanede son bir umutla yaşadığı fark edildi. İstanbul’a getirilirken bile ölümle dans eden bedeni, iki kez daha yenilgiyi tattı. Böbrekleri durmuş, belden aşağısı neredeyse işlevsiz kalmıştı; doktorlar artık yürüyemeyeceğini söylüyordu. Ama o, herkesin dualarına rağmen kendi mucizesini yaratmaya kararlıydı. Üç ay sonra bastonlarıyla ayağa kalktığında, aslında yeni bir hayata adım attığının farkındaydı. Bu satırlar, sadece bir hayatta kalma hikâyesi değil; insanın sınırlarını zorlayan, umudun gücünü ve insan dayanışmasının mucizelerini anlatan bir yolculuk. Sami Dündar’ın direnişi, her şeyin.