Kitap hakkında
Hikmet Kıvılcımlı, tarihi salt ekonomik ilişkilerin bir yansıması olarak görmek yerine, insanın ve kültürel mirasın da içinde yer aldığı dinamik bir mücadele sahnesi olarak değerlendirir. Onun tarih anlayışı, tek boyutlu bakış açılarına hapsolmadan, toplumsal yapıyı bütüncül bir perspektifle ele alan özgün bir kuram sunar. Sosyolojik yaklaşımı da bu bütüncüllüğün bir uzantısıdır; toplumu anlamada sosyolojinin önemini kabul etmekle birlikte, bu disiplinin egemen güçlerin çıkarlarına hizmet eden bir araç haline gelmesine karşı çıkar. Kıvılcımlı’ya göre sosyoloji, ancak tarafsız ve eleştirel bir bilim anlayışıyla gerçek değerine kavuşabilir. Tarihsel maddeciliği temel alarak geliştirdiği diyalektik yöntemle, toplumsal yapıyı nesnel bir şekilde analiz etmeyi mümkün kılan alternatif bir sosyoloji anlayışı ortaya koyar. Bu yaklaşım, çoğu zaman göz ardı edilen tarihsel boyutun da toplumsal analizlerde yer alması.