Kitap hakkında
Peygamber Efendimiz'in affediciliği ve merhameti, tarih boyunca dilden dile dolaşan bir hikâyede somutlaşır. Kab bin Züheyr, günahlarının ağırlığı altında ezilirken tövbesini sunmak üzere huzura çıkar. Pişmanlıkla dolu dizeleri, yüreğinin samimiyetini haykırır: "Suçluyum, ama af diliyorum; beni yalnız Sen kurtarırsın." Bu içten yakarış karşısında Resulullah, üzerine giydiği hırkayı çıkarır ve Kab'ın omuzlarına bırakır. Bu basit ama derin anlamlı hareket, affın ve sevginin en saf halini simgeler.
Yüzyıllar sonra Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saadet Dairesi'nde korunan bu emanet, o anın sessiz tanığı olarak ziyaretçilerini bekler. Kab'ın kasidesi, sadece bir şiir değil, insanın tövbeyle yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Hırka ise, merhametin ve bağışlamanın somut bir hatırası olarak, gönüllerdeki yerini hiç kaybetmez.
Yüzyıllar sonra Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saadet Dairesi'nde korunan bu emanet, o anın sessiz tanığı olarak ziyaretçilerini bekler. Kab'ın kasidesi, sadece bir şiir değil, insanın tövbeyle yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Hırka ise, merhametin ve bağışlamanın somut bir hatırası olarak, gönüllerdeki yerini hiç kaybetmez.