Kitap hakkında
Türk aydınının toplumdaki yeri, beklentiler ve gerçekler arasında sıkışıp kalmış bir ikilemi barındırır. Çevresini aydınlatırken kendi varlığını tüketmesi mi beklenir? Bu yaklaşım, aydını bir birey olarak görmek yerine, adeta bir araç gibi konumlandırmaz mı? Kendini feda etmesi istenen aydın, zamanla kimliğini sorgulamaya başlar; toplumla, devletle ve hatta kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişki karmaşık bir hal alır. Pierre Karton’un çalışması, bu gerilimleri derinlemesine irdeliyor. Aydının taşıdığı sorumluluklar, toplumun ona yüklediği roller ve bu rollerin yarattığı çelişkiler, geniş bir perspektifle ele alınıyor. Türkiye’de aydın olmanın anlamı, bu kitapta hem tarihsel hem de güncel bağlamda yeniden tartışmaya açılıyor.