Kitap hakkında
İzmir’e göçen bir aile, çocuklarının geleceği için yurtlarını geride bırakmıştı. Kalabalık evde tek maaş yetmezdi; kimi okula giderken, kimi küçük yaşta çalışmaya başladı. Yine de akşam sofraları, yasemin kokulu bahçede bir araya gelmenin sıcaklığıyla ısınıyordu. Makarnaya kaşık çalarken, gündelik yorgunluklar unutulur, kahkahalar mahalleye yayılırdı. Lota, genç ve güzeldi; Nedim’e olan aşkı sonsuzdu. Yeminleri öyleydi, öyle inanıyorlardı. Ama bir gün Lota ansızın gitti. Nedim, deniz taş kesse inanırdı da, onun yokluğuna inanmak güçtü. Aralarındaki mesafe büyüdükçe, her biri kendi doğrusuna tutundu. Yıllar geçti, aşkları sürdü ama filmlerdeki gibi olmadı. Kavuşsalar belki her şey değişebilirdi, ne var ki zamanında yağmayan yağmurlar gibi, bir türlü ıslanamadılar. Gözden uzak olan, gönülden de uzaklaştı. Sabırsızlık, ihmal ve yanlış anlamalar, sevdanın boyunu kısalttı. Ne deneseler nafileydi; aşkları, olması gerektiği kadar uzun sürmedi.