Kitap hakkında
Dünya denen bu geçici konakta hepimiz yolcuyuz; doğumla başlayan, toprağa karışana dek süren kısa bir serüven bu. Selahattin Yalçıner, *Hoşçakal* ile insanın ömrünü, Fırat kıyılarında bir anlığına parıldayıp kaybolan çakıl taşlarına benzetiyor. Oysa taşlar asırlarca yerinde dururken, bizim ömrümüz bir nefes kadar kırılgan. Köy yollarında, tozlu patikalarda unutulup giden anılar, sessizce bekleyen kaya parçaları gibi, zamanın acımasız akışına tanıklık eder. Yazar, bu kısacık ömürde kaybettiklerimizi, geride bıraktıklarımızı ve aslında hiç sahip olmadığımızı düşündüğümüz şeylerin peşinde nasıl koştuğumuzu anlatıyor. Dünya yalan değil, biz ona aldanan yolcularız belki de. *Hoşçakal*, ayrılıkların, vedaların ve unutulmanın ağırlığını, sade ama derin bir dille sorguluyor.