Kitap hakkında
1915’in acı yankıları, Çağlar Demir’in *Hoşçakal Senfonisi* adlı ilk romanında taze bir solukla karşımıza çıkıyor. Mustafa’nın genç gözlerinden başlayan yolculuk, Naira’nın hikâyesiyle derinleşiyor. Yazar, İstanoz Kasabası’nı adeta canlı bir karaktere dönüştürerek, Türkler ve Ermenilerin iç içe geçmiş yaşamlarını ustaca resmediyor. Her satır, özenle işlenmiş ayrıntılarla dolu; kelimeler, geçmişin gölgesini bugüne taşıyan bir köprü görevi görüyor. Sinematografik bir akıcılıkla ilerleyen anlatı, okuru o dönemin karmaşasına sürüklüyor. Roman sona erdiğinde, kasabadan geriye sadece hüzün kalıyor. Demir’in dili, olayları anlatmanın ötesine geçerek, insan doğasının derinliklerine iniyor. İlk adımını atan bu eser, merakla beklenen bir serinin habercisi gibi.