Kitap hakkında
Hukukun egemen olmadığı bir devlette, güç tek başına hüküm sürmeye başlar. Bu durumda bireyler özgürlüklerini yitirir, devletin meşruiyeti sorgulanır hale gelir. Kaba kuvvetin hakimiyeti arttıkça, toplumun güveni azalır; hukukun yerini keyfilik alır. Oysa gerçek bir hukuk devleti, gücünü yasalardan alır ve bireylerin haklarını korur. Demokrasinin özü, devletin her eyleminin hukuka dayanmasıdır. "Çok hukuk, az devlet" ilkesi, güçlü ve güvenilir bir yönetimin temel taşıdır. Hukukçu ise bu düzenin bekçisidir: soyut kuralları somut olaylara uygulayarak adaleti sağlar. Ancak hukukun üstünlüğü kabul edildiğinde, devlet meşruiyetini korur ve toplum huzur bulur. Aksi takdirde, güç zehirlenmesi kaçınılmaz olur.