Kitap hakkında
18. yüzyılın usta kalemlerinden Şeyh Galib, İstanbul'da dünyaya geldiğinde edebiyatımızın son büyük seslerinden biri olacağını kimse tahmin edemezdi. İlk bilgilerini ailesinden alan şair, Arapça'yı Hamdi Efendi'den öğrenirken, Süleyman Neşet'in öğrencisi olarak da yetkinleşti ve Esad mahlasını kazandı. Henüz yirmi altısında, mesnevi türünün zirvesi kabul edilen *Hüsn ü Aşk*'ı kaleme aldı; bu eser, Türk edebiyatında eşsiz bir yer edindi. Genç yaşında Galata Mevlevihanesi'ne adım atan Galib, babasının ricası üzerine çilesini yarıda kesip İstanbul'a döndü. Yenikapı'daki dergâhta yeniden manevi yolculuğuna devam ederken, Sütlüce'deki evinde sekiz yıl boyunca şeyhlik yaptı. Dönemin padişahı III. Selim'den Valide Sultan'a, sarayın ileri gelenlerine kadar pek çok kişinin saygısını kazanan Galib, sanatını ve irfanını bir arada yaşattı.