Kitap hakkında
Mehmet Emin Acun’un *Hüzün Bozan*’ı, sessizliğin ve kaybın gölgesinde yeşeren bir aşkın izlerini sürüyor. Sözcükler, kırık bir vazonun parçaları gibi dağılmış; her biri, yarım kalan bir şarkının notalarını taşıyor. Sevmek, burada bir yara gibi açılıyor sayfalarda; ahlakın keskin kılıcıyla biçilen, ama yine de solmayan bir çiçek misali. Bahçenin filiz verdiği anlarda bile, ellerin sıcaklığına alışmış ellerin şımarıklığı hissediliyor.
Gözlerin kapanışıyla başlayan kış, yazlara dönüşüyor ansızın; gülümsemenin menevişinde saklı. Kuytulardan çekip çıkarılan her anı, sesinin dokunduğu her yerde yeniden canlanıyor. Üstüne örtülen, artık sadece o ses oluyor; hüzün bozan, teselli eden. Kısa ama derin bir yolculuk, unutulmazın peşinde.
Gözlerin kapanışıyla başlayan kış, yazlara dönüşüyor ansızın; gülümsemenin menevişinde saklı. Kuytulardan çekip çıkarılan her anı, sesinin dokunduğu her yerde yeniden canlanıyor. Üstüne örtülen, artık sadece o ses oluyor; hüzün bozan, teselli eden. Kısa ama derin bir yolculuk, unutulmazın peşinde.