Kitap hakkında
Dere kenarında, suya attığı çakıl taşlarının çıkardığı "şlap" sesleriyle yankılanan bir yalnızlık... Gözleri, başının üzerinde kanat çırpan kuşlarla dolu; kulaklarıysa durmaksızın uğuldayan bir kalabalığın gürültüsüyle tıkanmış. Her taşın suya değdiği an, yüzeyde genişleyen halkalar gibi, içindeki karmaşa da derinleşiyor. Bir karaltı görüyor suda – önce annesinin yüzü sanıyor, sonra değil. Oysa bu hayal bile içini paramparça etmeye yetiyor. Etrafında konuşanlar, bağıranlar, birbirine karışan sesler... Kimin ne dediğini seçemiyor artık. Elleri bağlı, ayakları donmuş, bakışları boşlukta savruluyor. Kalabalığın ortasında kaybolmuş, kendini unutmuş, ne yapacağını bilemez halde. Sessizlik, tek sığınağı. Susuyor, çünkü kelimeler çoktan tükenmiş.