Kitap hakkında
Sokakların karmaşasında kaybolan anlar, birbirine çarpan omuzlar, yüzlerde dolaşan ifadeler... Doğu’nun gülümsemesi, Arman’ın sesindeki titreşim, Derin’in içine gömülü keder. Hepsi bir araya gelip hüzünlü bir ezgi oluşturuyor. Peki, bu ezgi ne anlatıyor? Acının bin bir tonu, melankolinin değişmeyen yüzleri, melek görünüşlü şeytanların sinsiliği. Her şeyi kavramaya çalışmak belki de en büyük yanılgı: insanları, sevgiyi, nefreti, yaşamı anlamak için didinmek. Belki de asıl mesele, hiçbir şeyi anlamamakta yatıyor. Seray Dura’nın satırlarında, düşüncelerin labirentinde kaybolurken buluyoruz kendimizi; bir hüzün senfonisinin nağmeleri arasında.