Kitap hakkında
1990'ların başında, Doğu Bloku’nun çözülüşüyle birlikte umutlarını Türkiye’ye bağlayan genç kadınlar, yabancı bir ülkede yalnızlıkla ve acımasızlıkla yüzleşti. Taşkın Konuralp, bu karanlık dönemin izlerini sürerken, bir yandan da ideallerin çöküşüne tanıklık eden iki insanın hikâyesini anlatıyor: Bir zamanların inançlı solcusu ile umut arayışında kaybolan bir Rus kızı. Gerçek olaylardan esinlenen bu roman, adeta bir özür mektubu gibi; geçmişin yaralarını deşerken, insanlığın unuttuğu yüzlere ses veriyor. Yazar, tarihin tozlu sayfalarında kaybolan o genç hayatlara, hak ettikleri değeri verme çabasını satırlara döküyor. İsimler değişse de, yaşananlar ne yazık ki hayal değil.