Kitap hakkında
Hz. Muhammed'in vefatı, inananları derin bir şaşkınlığa sürüklemişti. "O ölmez!" çığlıkları arasında, bazıları göğe yükseldiğini, tıpkı İsa gibi geri döneceğini savunuyordu. Ömer bile bu düşünceye kapılmış, Peygamber'in öldüğünü söyleyenlerin cezalandırılmasını istemişti. Oysa Ebû Bekir, sessizce camiye yürüdü, kızının odasına geçti. Üzeri örtülü bedenin yanında durdu, örtüyü kaldırdı, yüzünü öptü. Gözlerinden süzülen yaşlar, içindeki fırtınayı ele veriyordu. Acıyla sarsılan bedeni, bir anlığına ona yaslanmak istese de, kendini toparladı. Bir kez daha eğildi, dudaklarını o mübarek yüze değdirdi. Sonra, sessizce dışarı çıktı. O an, imanın gerçek yüzüyle karşılaşmışlardı: Peygamber de olsa, insan da olsa, her canlı gibi o da faniden gelip faniye gidecekti.