Kitap hakkında
Günler artık eskisi gibi aydınlık değildi; her şey sisli, her şey donuktu sanki. Huzurlu bir sabaha uyanmak, giderek imkansızlaşan bir düş gibiydi. Zaman, en çok durdurmak istediğimiz anlarda kayıp gidiyordu. Neden güzellikler hep yarım kalıyor, neden kalıcı olan hep acı oluyordu? İnsan, ister istemez alışıyordu bu döngüye; çünkü başka seçeneği yoktu. Tozlu rafların arasında kaybolan Asaf, sahafların sessizliğinde kendini ararken, karşısına çıkan her yüzde sevgisizliği, kırgınlığı, adaletsizliği ve zamanın bilgece yorgunluğunu görüyordu. Bu yolculuk, onun içindeki karanlığa doğru bir inişti aynı zamanda; biz de bu inişe, onunla birlikte cesaret ediyorduk.