Kitap hakkında
Abdullah Özdamar’ın bu incelikli çalışması, şiirin dokunuşlarıyla örülmüş bir düşünce yolculuğuna çıkarıyor okuru. Zihinleri zorlayan, ama bu çabaya değen bir keşif sunuyor sayfalarında. Yazar, modern insanın kaçındığı bir sorunsalı cesaretle ele alıyor: Tanrı inancının kaybolan izlerini, sorgulanan anlamlarını ve iç dünyamızdaki yansımalarını. Neden inanmakta zorlanıyoruz? Tanrı’yı hangi köşelerde arıyor, O’nun sesine ne kadar kulak veriyoruz? Özdamar, bu sorulara yanıt ararken, inançsızlığın yaygınlaştığı günümüzde, Tanrı tasavvurunun nasıl çarpıtıldığını gözler önüne seriyor.
Kitap, din ve inanç üzerine yapılan yanlış uygulamaların, aslında Tanrı’yı değil, insan eliyle şekillenen algıları sorgulattığını vurguluyor. Akıl yürütme biçimlerimizi, inanç kalıplarımızı eleştirirken, kalbin derinliklerine bakmanın önemine işaret ediyor. Düşündüren, sorgulatan ve iç hesaplaşmalara kapı aralayan bir eser.
Kitap, din ve inanç üzerine yapılan yanlış uygulamaların, aslında Tanrı’yı değil, insan eliyle şekillenen algıları sorgulattığını vurguluyor. Akıl yürütme biçimlerimizi, inanç kalıplarımızı eleştirirken, kalbin derinliklerine bakmanın önemine işaret ediyor. Düşündüren, sorgulatan ve iç hesaplaşmalara kapı aralayan bir eser.