Kitap hakkında
İnsanın içindeki ses, bazen öyle derin bir yankıya dönüşür ki, dışarıya ulaşamadan kendi içinde kaybolur. Her haykırış, duyulmadığına inanılan bir çığlık gibi birikir; ta ki bir gün taşacak kadar çoğalana, patlayacak kadar yoğunlaşana dek. İşte o zaman kalem eline geçer, kelimeler birer birer dökülür sayfalara. Ama fark edilir mi? Belki de asıl mesele, sesin duyulması değil, o sesin varlığını kabul etmektir. Gürültüden ibaret kalan çığlıkların arasında, sessizlik bile bir yanıt olabilir. İnsan, kendi içindeki karanlıkla konuşurken, belki de en samimi hasbihali yapar. Bu kitap, o karanlığın içinde kaybolan, sonra yeniden doğan sözlerin hikâyesi.