Kitap hakkında
Rukiye Kebiri’nin kaleminden çıkan bu ince ama derinlikli kitap, on altı farklı kadın hikâyesiyle yaşamın karmaşasını, sessiz direnişlerini ve umut kırıntılarını ustaca işliyor. Her öykü, günlük hayatın sıradan anlarında saklı kalmış duyguları, iç hesaplaşmaları ve beklenmedik çıkışları gözler önüne seriyor. Bazen bir aynaya bakıp saçlarındaki akları fark eden bir kadının ansızın canlanan cesareti, bazen de yazı yazamamanın ağırlığı altında ezilen bir yüreğin tozlu cama karaladığı tek kelimeyle buluyor okuru.
Kebiri, karlı bir günde çocuklarla kartopu oynayan yaşlı kadının neşesinden, Mavayıl adını veren yalnızlığın izlerine kadar, her satırda insanın içindeki çatışmaları ve küçük zaferleri anlatıyor. Yaraların kabuk bağlamadığı, bazen bir soruya cevap vermeden kapıyı çarpıp gidenlerin, bazen de suskunluğun içinde kaybolanların dünyasına dokunuyor. Kısa ama etkili öyküler, okurken düşündürüyor,.
Kebiri, karlı bir günde çocuklarla kartopu oynayan yaşlı kadının neşesinden, Mavayıl adını veren yalnızlığın izlerine kadar, her satırda insanın içindeki çatışmaları ve küçük zaferleri anlatıyor. Yaraların kabuk bağlamadığı, bazen bir soruya cevap vermeden kapıyı çarpıp gidenlerin, bazen de suskunluğun içinde kaybolanların dünyasına dokunuyor. Kısa ama etkili öyküler, okurken düşündürüyor,.