Kitap hakkında
Düşüşün sınırlarında savrulan bir ruhun izlerini sürüyor bu ince ama yoğun kitap. Marta Markoska, yer çekiminin olmadığı bir evrendeymişçesine, varoluşun boşluğunda salınan dizelerle karşımıza çıkıyor. Her satır, bir elektronun rastlantısal yörüngesi gibi, sabit bir merkeze tutunamadan dönüp duruyor. Ne tam anlamıyla özgür ne de tam anlamıyla bağlı; sadece sallanıyor, titreşiyor, kendi etrafında dönüyor. Kırk sekiz sayfada, hayatın ağırlığına direnmeye çalışan bir bilincin çığlıklarını duyuyorsunuz – bazen fisıltıya dönüşen, bazen de sessizliğin içinde kaybolan. Şiir, burada bir kurtuluş aracı değil, var olmanın kendisiyle yüzleşme biçimi.