Kitap hakkında
Hz. Aişe’ye atılan iftira, tarihin en ağır sınavlarından biriydi. Masumiyetin gölgesinde kalan bir kadının, yüreğindeki yangına rağmen dimdik duruşu, inancın ve sabrın en saf halini gözler önüne serer. Medine sokakları, hüzünle çınlarken Mescid-i Nebevi sessiz bir acıya tanıklık ediyordu. Gökyüzü, adeta Kâbe’yi gözyaşlarıyla yıkamış, kâinat nefesini tutmuştu. İftiranın karanlığına rağmen Hz. Aişe, teslimiyetin ve tevekkülün simgesi oldu. Duaları, gözyaşları ve sabrı, ilahi adaletin tecelli etmesine vesileydi. Allah, mazlumun yanındaydı; tuzakları bozan, iffeti koruyan O’ydu. Hz. Aişe, iffet çiçeği olarak ebediyete uzanan bir nur oldu. Bu imtihan, yalnızca bir kadının değil, tüm insanlığın kalbinde iz bırakan bir hikâye olarak kaldı. Sabredenlerle beraber olan Allah, tevekkül edenin yeterlisiydi.