Kitap hakkında
Defne ve Nermin, yaşamın acımasız ironisiyle sınanan iki anne. Zaman geçer, mevsimler değişir; ama bazı şeyler asla eskimez: yarına duyulan inanç, umut etme ihtiyacı, bir de sevginin dayanılmaz ağırlığı. Her ikisi de "Bir daha dönmeyecek biri var artık" cümlesini kurmaktan korkuyor. Çünkü kaybın acısı, yüze vuran en samimi gülümsemede bile gizlidir. Kimi insanlar, ne kadar beklerseniz bekleyin, değişmez; tıpkı tersinden okunduğunda bile aynı kalan bir sözcük gibi.
Esvet Bey’in öfkeli bir anında dökülen "Herkes bu kadar masum, bu kadar iyi ki, cehennemde bir tek ben yanacağım!" sözü, aslında ne çok gerçeği barındırıyor içinde. Kaderin bir ağı değil, bir kucağı var derler ya; bir de anne kucağı... Yaşınız kaç olursa olsun, o sıcaklığı ararsınız. Hele yıllar sonra yeniden bulduysanız, hayat size ikinci bir şans vermiş demektir. Peki, bu şansı hak ediyor muyuz? Yoksa sadece acıyla yoğrulan yürekler mi bilir sevmenin kıymetini?
Esvet Bey’in öfkeli bir anında dökülen "Herkes bu kadar masum, bu kadar iyi ki, cehennemde bir tek ben yanacağım!" sözü, aslında ne çok gerçeği barındırıyor içinde. Kaderin bir ağı değil, bir kucağı var derler ya; bir de anne kucağı... Yaşınız kaç olursa olsun, o sıcaklığı ararsınız. Hele yıllar sonra yeniden bulduysanız, hayat size ikinci bir şans vermiş demektir. Peki, bu şansı hak ediyor muyuz? Yoksa sadece acıyla yoğrulan yürekler mi bilir sevmenin kıymetini?