Kitap hakkında
Serhat Haymatlos’un ince ama derinlikli sayfalarında, iki farklı akışın izini sürüyoruz. Kimi zaman bir nehrin kıyısında savrulan küller gibi, kimi zaman da sessiz bir bekleyişin ardında gizlenen anılar gibi. Yetmiş dört sayfaya sığdırdığı bu yolculuk, insanın içine işleyen bir dinginlikle başlıyor; zamanın yavaşladığı, sözcüklerin ağırlaştığı, ama her satırın altında bir anlam sakladığı bir atmosferde ilerliyor.
Yazar, geçmişin gölgesiyle bugünün ışığını yan yana getirirken, okuyucuyu da bu karşılaşmanın içine çekiyor. Kimi dizelerde hüzün, kimi satırlarda umut beliriyor; tıpkı bir nehrin akışında kaybolan izler gibi. Liman Yayınevi’nden çıkan bu eser, edebiyatın o ince çizgisinde dolaşan, okurunu düşünmeye davet eden bir deneyim sunuyor. Sözcükler, bazen bir fısıltı, bazen bir haykırış oluyor; ama her daim bir iz bırakıyor.
Yazar, geçmişin gölgesiyle bugünün ışığını yan yana getirirken, okuyucuyu da bu karşılaşmanın içine çekiyor. Kimi dizelerde hüzün, kimi satırlarda umut beliriyor; tıpkı bir nehrin akışında kaybolan izler gibi. Liman Yayınevi’nden çıkan bu eser, edebiyatın o ince çizgisinde dolaşan, okurunu düşünmeye davet eden bir deneyim sunuyor. Sözcükler, bazen bir fısıltı, bazen bir haykırış oluyor; ama her daim bir iz bırakıyor.