Kitap hakkında
1950'lerin Türkiye'sinde, İstanbul'un gürültülü sokaklarından Anadolu'nun sessiz kasabalarına uzanan bir yolculuk başlıyor. Nejat Gülen, Cibali Karakolu'nda görevli, vatan sevgisiyle dolu bir polis memuru. 6-7 Eylül olaylarının gölgesinde, mesleğinin getirdiği sürgün hayatı onu, Türkçenin bile yabancı olduğu ücra bir ilçeye sürükler. Burada, dilini anlamadığı insanlar arasında geçen zorlu günler, zamanla yerini umuda bırakır. Samsun'un Çarşamba ilçesine atandığında ise karşısına çıkan samimi, çalışkan ve içten insanlar, hayatına yeni bir anlam katar.
Orhan Bayav, yalın ve etkileyici bir dille kaleme aldığı bu romanda, bir aşkın filizlenişine tanıklık ederken, geçmişin izlerini de ustaca satırlara döker. Tarihin tozlu sayfalarında yer alan gerçek olayların gölgesinde şekillenen bu hikâye, Anadolu'nun unutulmuş köşelerine ışık tutuyor. Sade anlatımı ve derin duygularıyla, okuru hem hüzne hem de umuda sürükleyen bir serüven sunuyor.
Orhan Bayav, yalın ve etkileyici bir dille kaleme aldığı bu romanda, bir aşkın filizlenişine tanıklık ederken, geçmişin izlerini de ustaca satırlara döker. Tarihin tozlu sayfalarında yer alan gerçek olayların gölgesinde şekillenen bu hikâye, Anadolu'nun unutulmuş köşelerine ışık tutuyor. Sade anlatımı ve derin duygularıyla, okuru hem hüzne hem de umuda sürükleyen bir serüven sunuyor.