Kitap hakkında
Bu ülkede yaşam, bir yasanın gölgesinde şekilleniyor: Ulusal Refahı Koruma Kanunu. Amacı, insanlara hayatın kıymetini anımsatmak ve toplumsal huzuru pekiştirmek. Ancak yöntemi acımasız; rastgele seçilen gençlere, "İkigami" adı verilen bir bildiri ulaştırılıyor. Bu kartı eline alan kişi, geriye yalnızca yirmi dört saatinin kaldığını öğreniyor. Ölümün kapıyı çalması için bir neden gerekmiyor artık; devletin kararı yeterli. Dokuzuncu cilt, bu sarsıcı sistemin gölgesinde yaşananları daha da derinleştiriyor. Kimileri isyan ediyor, kimileri kabulleniyor, kimileri ise bu bir günlük süreyi hayatlarının en anlamlı anına dönüştürmeye çalışıyor. "Benim suçum neydi?" diye haykıran sesler, "Neden ben?" sorusunu fısıldayan umutsuzluklar... Her sayfa, yaşamın ve ölümün sınırlarında gezinen bir yolculuğa davet ediyor. Acı, öfke ve umut iç içe geçerken, sistemin soğuk mantığı karşısında bireyin çaresizliği bir kez daha gözler önüne seriliyor.