Kitap hakkında
İkinci Dünya Savaşı yılları, yalnızca cephelerde değil, ideolojilerin ve propagandanın da amansız bir mücadeleye sahne olduğu bir dönemdi. Bu kitap, savaşın gölgesinde şekillenen Türk-İtalyan ilişkilerini, algı yönetimi ve psikolojik savaşın derin izleri üzerinden inceliyor. Afişlerden günlük yaşama, siyasi söylemlerden toplumsal hafızaya uzanan bir yolculukta, ideolojilerin nasıl bir güç aracına dönüştüğünü gözler önüne seriyor. 1939-1945 arasındaki kaotik dönemi, propaganda ve iktidar ilişkilerinin kesiştiği bir laboratuvar gibi ele alarak, bugüne uzanan tarihsel mirası anlamlandırmayı hedefliyor. Savaşın sadece stratejik hamlelerle değil, zihinleri biçimlendiren araçlarla da kazanıldığını ortaya koyan bu çalışma, geçmişin bugünle olan bağını yeniden düşünmeye davet ediyor.