Kitap hakkında
Füsun Erdoğan, demir parmaklıkların ardında geçen günlerinde, uzaklarda kalan sevgiliye duyduğu özlemi kâğıda dökerken, aşkın en zorlu koşullarda bile nasıl bir direnişe dönüştüğünü gösteriyor. "İkizim yeşil erik dalı" diye başlayan, ama asla gönderilemeyen mektuplar, hapishanenin soğuk duvarları arasında yeşeren umudu ve sevgiyi anlatıyor. Yıldızlara fısıldanan hikâyeler, okunmayacağını bilerek yazılan satırlar, gizlice ulaştırılan bir gül... Tüm bunlar, karanlığın ortasında bile aşkın ve umudun var olabileceğini kanıtlıyor. Bu mektuplar, sadece bir özlemi değil, insanın içindeki sönmeyen ateşi de gözler önüne seriyor. Cezaevinin dört duvarı arasında geçen bu dokunaklı anlatı, sevginin gücünü bir kez daha hatırlatıyor.