Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRİmam Taberi - Muhtasar Meal TefsirBilinmeyen

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

İmam Taberi - Muhtasar Meal Tefsir PDF Ekitap İndir

Bilinmeyen · Yazar

seri okumaya başlamadan önce muhterem okuyucularımıza birkaç hususu hatırlatmanın faydalı olacağı kanaatindeyim: 1. Eser, "müfessirlerin üstadı” olarak bilinen İmam İbn Cerîr et-Taberî’nin meşhur Tefsiri "Câmiu’l-Beyân” ya da "Taberî Tefsiri” diye ün salmış ol...

Sayfa
744
Kategori
İslam
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
DARUL İMAN
ISBN
9786055104818
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
İslam ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

seri okumaya başlamadan önce muhterem okuyucularımıza birkaç hususu hatırlatmanın faydalı olacağı kanaatindeyim: 1. Eser, "müfessirlerin üstadı” olarak bilinen İmam İbn Cerîr et-Taberî’nin meşhur Tefsiri "Câmiu’l-Beyân” ya da "Taberî Tefsiri” diye ün salmış oldukça kıymetli ve geniş tefsirinin mümkün olan en ileri derecede kısaltılmış bir "muhtasarı”dır. 2. Eseri ihtisar eden, Endülüs âlimlerinden İmam Ebu Yahya Muhammed b. Samâdih et-Tucîbî olup 419 h. yılında vefat etmiştir. Endülüs topraklarında Elmiriye, Becâye ve Samâdihiyye emiri olup 484 h. yılında vefat etmiş bulunan el-Mu’tasım Muhammed b. Ma’n b. Samâdıh el-Endelusî’nin dedesidir. İhtisarı yapan hakkında –maalesef- fazla bilgiye sahip değiliz. 3. Eser, muhtasar olduğu için farklı rivayetlere ve görüş ayrılıklarına –istisnâ denecek kadar pek azı dışında- değinmemiştir. Bazen farklı görüşlerin ve rivayetlerin bulunduğunu hatırlatmakla yetinir. 4. Bazı zayıf ve asılsız rivayetlere kısa da olsa yer vermesi –geniş ve senet zikreden tefsirlere kıyasla böyle bir ihtisar için- pek müsamaha ile karşılanamaz. 5. Müfessir daha doğrusu muhtasır/ihtisarı yapan, kısaltan, -yer yer farklı görüşlere kısmen işaret etse bile- açıklamaları çoğunlukla Taberî’nin yaptığı lügavî açıklamalarla sınırlı tutmaya gayret göstermiş ve gerek duymadıkça bu sınırların dışına çıkmamaya dikkat etmiştir. 6. Çok yerde lügavî açıklamalar, sözlükteki asıl anlamlarına dair açıklamalarla birebir olmayıp mana esas alınarak yapılmıştır. 7. Uzun surelerde bazen "şu numaralı âyetten şu âyete kadar” diye ara başlık mahiyetinde ibareler kullanmış olmakla birlikte, bunları ayrıca tercüme etmeye gerek görmedik. 8. Tefsirî ibare, Kur’ân’daki asıl ibare ile eşanlamlı olup mealde esasen varsa, ayrıca tercüme edilmemiştir. 9. Bazı hâllerde lâfzen tercüme, meal ile tefsir ibaresi arasındaki uyumu aksatacak ya da akıcılığı olumsuz etkileyecekse, lâfzî tercümeye ancak bu aksaklığa meydan vermeyecek boyutta sadakat gösterdik. Ancak anlam kayıplarına meydan vermemeye de dikkat ettik. 10. Lügavî açıklamalar hemen hemen her yerde tamamen tercüme edilmeye çalışıldığı hâlde kısmen tercüme edilemeyenler de oldu. (Mealde ya da daha önce tercüme edilen tefsir ibarelerinde anlam itibariyle bulunduğundan tekrardan kaçınmak için.) 11. Tefsirî açıklamalarda –bazen- cümlelerde şahıs/zamir değişikliği görülmektedir. Bu gibi yerlerde –çoğunlukla- Türkçe’yi esas almakla birlikte, gözden kaçırmış olduğumuz yerler de bulunabilir. 12. Bazı ifadelerden emin olmak maksadıyla gerek görüldükçe Taberî’ye müracaat etmeyi ihmal etmedik. 13. Muhtasar’da yer yer zikredilmiş hadislerin kaynaklarını da göstermeye çalıştık. Bunu yaparken el-Mektebetu’ş-Şamile’nin Mekke Sürümü’nden yararlandık. 14. Sure başlarında surenin Mekkî ya da Medenî olduğuna ve âyet sayısına dair bilgiler ile hadislerin kaynakları dışında kalan zorunlu olarak kaydedilen bazı notlar da tarafımızdan eklenmiştir. Eser, bu hâliyle; a. Taberî’nin, Tefsiri’ni telif ederken lügate ne derece başvurduğu ve bunu ne kadar yüksek bir başarı ile gerçekleştirdiği konusunda fikir verebilecek bir hüviyettedir. b. Ayrıca Arapça’yı bilme imkânına sahip olamamış Kur’ân talebelerine, eksiklerinin bir kısmını tamamlamak fırsatını vermek yanında, c. Arapça’nın yüce Kitabımız’ın anlaşılmasında ne denli büyük bir önem taşıdığı hususunda da -kısmen de olsa- fikir verebilecektir. d. Bazı hâllerde tefsiri yapılan âyetlerin ya da Sure’nin anlaşılmasına yardımcı olacak kadarıyla -İbn Abbas, Mücahid… gibi- ilk müfessirlerden yapılmış nakillere, Nüzul sebeplerine ya da o dönemlerde cereyan eden bazı olaylara da –muhtasar da olsa- atıfta bulunmaktadır. Bu suretle "rivayet ilimleri”nin Kur’ân’ın anlaşılmasındaki önemi de bir dereceye kadar anlaşılmış olmaktadır… Tevfik Allah’tandır. Hamdimiz, yalnız O’nadır. M. Beşir ERYARSOY
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗