Kitap hakkında
İbrahim, Yanya’dan ayrılacağı günün sabahında, namazdan sonra evine uğramadan önce göl kıyısına indi. Zihninde çocukluk anıları, gençlik yılları, bu taş sokaklarda arkadaşlarıyla geçirdiği günler bir bir canlanıyordu. Yokuş yukarı yürürken, her adımında geçmişin izleri peşinden sürükleniyordu sanki. Fethiye ve Aslan Bey Camilerinin cemaati çoktan dağılmış, yalnızca birkaç yaşlı, güneşin ilk ışıkları altında ısınmaya çalışıyordu. İbrahim durdu, aşağıda uzanan Pamvotis Gölü’ne ve ortasında bir çiçek gibi duran adaya baktı. Havada en ufak bir esinti yoktu; gölün üzerinde sıcaklığın yarattığı incecik bir buğu asılı kalmıştı. Doğup büyüdüğü, yaşamının her anını geçirdiği bu topraklardan kopmak içini acıtıyordu. Atalarının yüzyıllardır yaşayıp öldüğü bu şehirde, son nefesine kadar kalmak, onlarla aynı toprağa karışmak ne kadar da güçlü bir arzuydu.