Kitap hakkında
Kışın acımasız soğuğunda, Sarıkamış’ın beyaz sessizliği içinde kaybolan on binlerce askerin hikâyesi, Ufkun Balkış’ın satırlarında yeniden can buluyor. Adanalı, Sivaslı, Ispartalı... Hepsi memleketlerinden koparılmış, donmuş toprakların üzerinde bir avuç umutla bekleyen gençler. Enver Paşa’nın komutasında, düşmandan çok doğayla savaşan bu askerlerin tek ortak yanı, sıcak yuvalarına ve sevdiklerine duydukları derin özlem.
Gece, ayazın dondurduğu nefeslerle ağırlaşıyor. Battaniyelere sarınmış üç asker, uykuya yenik düşmemek için birbirlerini uyarıyor: "Uyursanız, güneş doğduğunda sizi kar altında bulurlar." Soğuk, kemiklere işlerken, anılar sıcak evlerin kapısını çalıyor. Balkış’ın keskin anlatımı, bu isimsiz kahramanların son anlarını öyle bir resmediyor ki, sayfalar arasında dolaşan rüzgârın sesini duyabiliyorsunuz.
Yüz yıl sonra bile, bu acı dolu destanı saygıyla hatırlamak, onların fedakârlığını.
Gece, ayazın dondurduğu nefeslerle ağırlaşıyor. Battaniyelere sarınmış üç asker, uykuya yenik düşmemek için birbirlerini uyarıyor: "Uyursanız, güneş doğduğunda sizi kar altında bulurlar." Soğuk, kemiklere işlerken, anılar sıcak evlerin kapısını çalıyor. Balkış’ın keskin anlatımı, bu isimsiz kahramanların son anlarını öyle bir resmediyor ki, sayfalar arasında dolaşan rüzgârın sesini duyabiliyorsunuz.
Yüz yıl sonra bile, bu acı dolu destanı saygıyla hatırlamak, onların fedakârlığını.