Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRİncir Ağacı Gölgesinde Zaman & Sokak HikayeleriBurhan Öztürk

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

İncir Ağacı Gölgesinde Zaman & Sokak Hikayeleri PDF Ekitap İndir

Burhan Öztürk · Yazar

“İncir Ağacının Gölgesinde Zaman” içten dışa, dıştan içe çok zengin gözlemlerin, yaşanmışlıkların, mahpuslukların, sevdaların, arkadaş ıslıklarının, özlemlerin, çokca sevmelerin; insanın, ağacın, sokağın, ezilmişlerin, hor görülenlerin, görülmek istenmeyenleri...

Sayfa
212
Kategori
Öykü
Yayın tarihi
2020-11-02
Yayınevi
KALKEDON YAYINLARI
ISBN
9786057942289
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Öykü ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

“İncir Ağacının Gölgesinde Zaman” içten dışa, dıştan içe çok zengin gözlemlerin, yaşanmışlıkların, mahpuslukların, sevdaların, arkadaş ıslıklarının, özlemlerin, çokca sevmelerin; insanın, ağacın, sokağın, ezilmişlerin, hor görülenlerin, görülmek istenmeyenlerin; ama aynı zamanda direnenlerin, aşka inananların ve umudunu yitirmeyenlerin akıcı bir dille insanın içini yarıp geçerken iz bırakan bir ırmak gibi coşkuyla anlatıldığı, okuyucuyu nefessiz bırakan bir hikâyeler bütünü. Yazar, Trabzon-İstanbul ekseni ağırlıklı olmak üzere okuru semt semt, sokak sokak büyülü bir geçmişin gölgesinden alıp, bir dalga gibi bugünün kıyısına savuruyor. “Altmışlı yılların sonuydu. Belgin Doruk’un, Türkan Şoray’ın, Hülya Koçyiğit'in kimi filmlerde giydikleri kısa, açık renk bir pardösü vardı üzerinde, ayağında yüksek topuklu ayakkabılar ve başında tıpkı onlarınki gibi bir eşarp. Eğildiğim yerden yavaşça doğruldum. Aramızda bir adım mesafe vardı. Bu kez o eğildi, kucakladı. Yaşlı gözleriyle öptü beni, sanki yanaklarım gözyaşlarıyla yıkandı. Usulca uzaklaştı. Yolun karşısına geçip o kocaman Tekel binasının gölgesinde Zağanos’a doğru yürüdü. Uzun uzun baktım ardından. Yol boyu sıralanmış Tekel işçileri arasında gözden kayboldu. Tekel’in mavi önlüklü kadın işçileri arasından yürüyüp gitmiş, ben öyle kalakalmıştım. Genzimi yakan tütün kokusu ve boğazıma düğümlenen hıçkırığımla ne olduğuna hiçbir anlam veremeden çocuk yüreğime derin bir çizik attım. Sanki Boncuk’un havalı kornasını duydum bir an, sıyrıldım. Kendime geldim. Topal Mevlüt’ün at arabası tıngır mıngır yanımdan geçti. Topal, uzun kırbacı şaklattı. Hayvan can havliyle bir hamle daha yapıp yokuşu düzledi. Bakkal malzemesi yüklü araba, kıratı epey zorlamış olmalıydı. Sağrısından sızan ter neredeyse yolda ıslak bir iz bırakıyordu.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗