Kitap hakkında
Osmanlı İmparatorluğu, 20. yüzyılın eşiğinde ağır bir bunalımın pençesindeydi. Eğitimden ekonomiye, yönetimden üretime kadar her alanda çözümsüz sorunlarla boğuşurken, kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye borçları ülkeyi adeta yabancı devletlerin açık pazarına çevirmişti. Büyük Savaş’ın patlak vermesiyle birlikte, iktidardaki İttihat ve Terakki yönetimi, tek kurtuluş yolunu Almanya ile ittifak kurmakta buldu. Ancak ordu, gerekli teçhizattan yoksundu; bu yüzden Alman kredileriyle savaşa sürüklenen Osmanlı, aslında Berlin’in stratejik hesapları için bir piyon haline gelmişti. Almanya, Osmanlı topraklarını yeni cepheler açarak savaş yükünü hafifletmek, rakip devletlerin gücünü bölmek için kullanırken, İstanbul’daki yanlış kararlar ve kişisel hırslar imparatorluğu felakete sürükledi. Savaşın sonunda yaşanan büyük toprak kayıpları, zaten çöküşün eşiğindeki devleti tamamen parçalanmaya mahkûm etti.
Ancak bu.
Ancak bu.