Kitap hakkında
Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyasında, insanlarla hayvanların kaderleri iç içe geçmişti. Anadolu’nun bozkırlarından Balkanlar’ın yaylalarına, İstanbul’un hareketli sokaklarından kırsalın derinliklerine uzanan bu serüvende, koyunlar, sığırlar ve öküzler sadece ekonomik birer kaynak olmanın ötesinde, imparatorluğun dönüşümüne yön veren unsurlardı. Devletin inşasından kapitalizmin yayılışına, kentleşmenin hızlanmasından çevresel değişimlere kadar pek çok dinamik, bu canlıların yaşamlarını şekillendirirken, onlar da tarihin akışına etki etti.
Bu kapsamlı çalışma, sekiz farklı araştırmayı bir araya getirerek, hayvanların Osmanlı dünyasındaki rolünü mercek altına alıyor. Ticaret ağlarını besleyen, kırsal ekonomileri ayakta tutan, kent sanayilerine can veren bu canlılar, aynı zamanda sürgünlerin, salgınların ve felaketlerin de başlıca mağdurlarıydı. Tarihin perde arkasındaki bu sessiz aktörler, insanlık.
Bu kapsamlı çalışma, sekiz farklı araştırmayı bir araya getirerek, hayvanların Osmanlı dünyasındaki rolünü mercek altına alıyor. Ticaret ağlarını besleyen, kırsal ekonomileri ayakta tutan, kent sanayilerine can veren bu canlılar, aynı zamanda sürgünlerin, salgınların ve felaketlerin de başlıca mağdurlarıydı. Tarihin perde arkasındaki bu sessiz aktörler, insanlık.