Kitap hakkında
Konya’nın ücra bir beldesindeki sağlık ocağına atanan genç bir hekimin ilk gecesi, unutulmaz bir dersle doluydu. Yeni mezun, yol yorgunu ve yabancısı olduğu bu topraklarda, istasyon kenarındaki bir evde misafir edilmişti. Akşam çayı içilirken ağırlaşan göz kapakları, ev sahibinin sessiz bekleyişiyle açıldı. Saatler ilerlemiş, trenin gelişini gözleyen yaşlı kadın, genç doktora dönüp "Işığı açık bırakıyoruz," dedi. "Yabancı biri inerse, karanlıkta kalmasın." Bu basit ama derin incelik, uzaklardan gelen bir yabancı için umut ışığı olmanın ne demek olduğunu gösteriyordu. Recep Koçak’ın kaleminden çıkan bu kitap, iyiliğin sessiz ve sade hikâyelerini bir araya getiriyor; insanın insana dokunuşunu, paylaşmanın gizli gücünü anlatıyor.