Kitap hakkında
Gültekin Ateş’in *İsimsiz Şiirler*’inde yalnızlık, çıplak bir ihtiyaç olarak beliriyor. Kışın soğuğunda sensizliğin kemiklerini üşütmemesi için, yazın kavurucu güneş altında susuzluğa dönüşmemesi için aranıyor bu sadelik. Sanki annesinin endişesi geride kalmış, geriye sadece sessizliğin ağırlığı ve sözcüklerin yalınlığı kalmış gibi. Sayfalar boyunca dolaşan bu duygu, yalnızlığı bir giysi gibi kuşanmanın peşinde; ne fazla ağır, ne de hafif – tam olması gerektiği kadar. Ateş, altmış sayfada, kaybın ve bekleyişin izini sürerken, okuru da bu ince çizgide yürütüyor.