Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRİstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir / 4-B-66Doğan Kuban

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir / 4-B-66 PDF Ekitap İndir

Doğan Kuban · Yazar

Dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz, “Hocaların Hocası” olarak tanımlanan Prof. Doğan Kuban’ın, “İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir” başlıklı kitabı YEM Yayın’dan çıktı. Kitap, Doğan Kuban’ın, geçmiş yıllarda “Kent ve Mimarlık Üzerine İstanbul Yazıları” adıyla yine...

Sayfa
372
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)
ISBN
Belirtilmemiş
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz, “Hocaların Hocası” olarak tanımlanan Prof. Doğan Kuban’ın, “İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir” başlıklı kitabı YEM Yayın’dan çıktı. Kitap, Doğan Kuban’ın, geçmiş yıllarda “Kent ve Mimarlık Üzerine İstanbul Yazıları” adıyla yine YEM Yayın tarafından farklı formatlarda yayımlanan eserinin yeni kuşakların da bu eşsiz içeriğe ulaşabilmesi amacıyla, yeni baskı, kağıt teknikleri ve boyut seçilip kapak tasarımı yenilenerek yayımlandı. Prof. Doğan Kuban, 1953’ten bu yana İstanbul kentinin tarihçisi ve yazarı olan bir İstanbullu’nun gözüyle, İstanbul’u, betimlemeden çok eleştirel gözlemlere ağırlık veren bir üslupla irdeliyor. Mimarın, plancının ve bilinçli aydınların içinde yaşadıkları bu kenti sevmeleri kadar sorgulamalarının da önemine dikkat çekiyor. Doğan Kuban, İstanbul’un Romalı-Bizanslı kimliğinden bugüne uzanan süreçte yaşadığı gelişim ve değişimi yapılar, meydanlar, mimarlar, hükümranlık kuran kültürler ve onların yaklaşımları üzerinden çok geniş bir perspektifte ele alıyor; adeta kadim kentin tam anlamıyla bir biyografisini sunuyor. Kentin kültürel kimliğinden planlamasına, arkeolojisinden ulaşımına, Batılılaşma çabalarından yasadışılığa karşı verdiği savaşa kadar çok ayrıntılı bir değerlendirme yapıyor. Bir yandan geçmişin gurur veren fakat giderek varlığı yeni kent kaosu içinde kaybolan mirasını, öte yandan geleceğin düşündürücü karanlığını dile getirdiği kitap aracılığıyla, okuyucuları tarihe sevgi beslemeye ve geleceği eleştirel bir yaklaşımla ele almaya davet eden Kuban, İstanbul’u “tam olarak anlamak” isteyenlere şöyle sesleniyor: “Topografyanın ve tarihin mirası olmasa, İstanbul’da güzeli bulmanın artık çok zor olduğunu itiraf etmeliyim. Ancak İstanbul’un hâlâ yok edemediğimiz doğal mekânları var. Deniz ve tepelerle oluşan, kıyılarla insanın gözünü uzaklara sürükleyen mekânlar. Üsküdar’la Beşiktaş ve Eminönü arasında gidip gelirken, Bebek’ten Kandilli’ye geçerken, Kadıköy’den Köprü’ye gelirken, Sarayburnu’ndan Boğaz’a bakarken, köprülerden geçerken, kıyı yollarında dolaşırken, Boğaz’dan Karadeniz’e açılır ya da Karadeniz’den Boğaz’a girerken, Marmara’dan ya da Salacak’tan İstanbul’a bakarken, hangi kültür tabakasından gelirseniz gelin bakmaya doyamayacağınız güzellikler var. Hele bunları baharın dumanla kirlenmemiş bir sabahında, güneş sizi ısıtmaya başladığı zaman, İstanbul’un bir kıyısında, bir kahvesinde, hafif sisler içinde, Sisley’den bir tablo gibi algıladığınız zaman insanların yaptığı bütün kötülükleri unutabilirsiniz. Hafif bir kader ezikliğiyle belki affedebilirsiniz bile. Düşünceyi katmadığınız saf algı anlarında İstanbul’dan daha güzel bir kent olmadığını, dünyayı burada yaşadığınız için şanslı olduğunuzu bile düşünmeye başlayabilirsiniz...”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗