Kitap hakkında
Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde, dış güçlerin etkisiyle iç dinamikler giderek karmaşıklaştı. Özellikle "Şark Meselesi" olarak adlandırılan ve Batılı devletlerin Doğu’ya yönelik politikalarını şekillendiren yaklaşım, zamanla gerçek bir tehdide dönüştü. Devletin varlığını sürdürebilmesi, büyük devletlerin çıkar dengelerine bağlı hale gelirken, 1876’da II. Abdülhamit’in tahta geçişi ve Meşrutiyet’in ilanı, yeni bir dönemin habercisi oldu. Bir yandan toplumsal ve ekonomik reformlar hayata geçirilmeye çalışılırken, diğer yandan yarı sömürgeleşmiş bir ülkenin sorunlarıyla boğuşuluyordu. Ancak bu süreç, beklendiği kadar kolay ilerlemedi. Milliyetçilik akımlarının azınlıklar arasında güç kazanması, büyük devletlerin koruyucu politikalarını daha da belirgin hale getirdi. Özellikle Rusya ve İngiltere’nin Osmanlı’ya yönelik tutumları, uzun yıllar sonra ilk kez ortak bir noktada buluştu ve imparatorluğun kaderini derinden etkiledi.