Kitap hakkında
Kışın soğuk yüzünü yavaş yavaş sildiği bir İstanbul öğleden sonrası... Suadiye’nin o bildik pastanesinde otururken, etrafına yayılan sessizliği ilk kez böyle derinden hissetti. Gökyüzünü yarıp süzülen güneş ışınları, denizin üstünde titreşen altın yansımalarla buluşuyor, camlardan süzülüp masalara dökülüyordu. Sanki mevsim birdenbire değişmiş, kışın katı kabuğu altından baharın yeşil nefesi sızmaya başlamıştı. Bostanlar canlanmış, çağlalar beyaz köpüklerini serbest bırakmış, ceviz ve erik ağaçları tomurcuklarını açmıştı. Göknarların dalları göğe uzanır gibi iki yana açılırken, hanımeli kokuları meltemle karışıp havada uçuşuyordu. Her şey, değişimin gizli bir şarkısı gibiydi.