Kitap hakkında
17. yüzyıl Osmanlısının gizemli dehası Buhurizade Mustafa Efendi, yani Itri, bestelerinin ardındaki sessizliğin içinde kaybolurken, tarih onu bir efsaneye dönüştürür. Mehmet Taşdiken’in *Itri* romanı, müzikle yoğrulmuş bir hayatın izini sürüyor; sarayın ihtişamı ile tekkenin derinlikleri arasında salınan, ne tam anlamıyla bilinen ne de unutulan bir ustanın hikâyesini. Itri’nin notalarıyla birlikte, dönemin İstanbul’unda soluk alan bir dünyayı keşfediyoruz: Mevlevi dervişlerin sema törenleri, padişahların huzurunda çalınan nağmeler, bestekârın kendi iç hesaplaşmaları.
Taşdiken, Itri’nin kişiliğini bir portre gibi işlerken, onun yalnızlığını, tutkularını ve zamanın akışına direnme çabasını anlatıyor. Roman, müzik tarihinin tozlu sayfalarından fırlayıp canlanan bir karakterle buluşturuyor okuru; Itri’nin sesini duyurmak için değil, o sesin ardında kalan boşluğu doldurmak için. Dönemin atmosferini.
Taşdiken, Itri’nin kişiliğini bir portre gibi işlerken, onun yalnızlığını, tutkularını ve zamanın akışına direnme çabasını anlatıyor. Roman, müzik tarihinin tozlu sayfalarından fırlayıp canlanan bir karakterle buluşturuyor okuru; Itri’nin sesini duyurmak için değil, o sesin ardında kalan boşluğu doldurmak için. Dönemin atmosferini.